Grup Çalışmaları

Ortak bir tema çerçevesinde bir araya gelen kişilere yönelik bir çalışmadır. Aynı katılımcı grubu (8-10 kişi) belirli bir süreyle haftanın aynı günü toplanır ve bir ya da iki grup lideriyle birlikte çalışır. Bu tür çalışmada paylaşım ve etkileşim esastır. Katılımcılar, ortak sorunlar çerçevesinde birbirlerine destek olup, sorunlarına yönelik çözümleri birlikte oluşturur ve grup deneyiminde kazandıkları gelişmeleri hayata geçirirler.

Daha Önceki Grup Çalışmalarımız - 2010 Güz Dönemi Grup Çalışmaları


  • Hep Birlikte Yeteneklerimizi Keşfedeceğiz

  • Etkili İletişim Beceri Geliştirme Grubu

  • Duymak Duyulmak ve Duyurmak

  • Hoşçakal Sevgili Kilolarım

  • Yakın İlişkilerimdeki Yankılarım

  • Küçük Adımlar, Büyük Değişimler-Yaşamın Dümeninde Olmak

  • Korkularımız

  • Dans / Hareket Terapisi Grubu

  • Sahte Kimlikler

  • Ayrıl-A-mama

  • Duymak ve Duyulmak

  • Maskeler : Sosyal ve Mahrem Yüzlerimiz

  • Benimle Oynarmısın?

  • Yıpratıcı Durumlarla Başetmek

  • Hoşcakal Sevgili Kilolarım

  • Hızlandırılmış grup çalışması; Hayatın Kıyısından Kartpostallar mı Atıyorsunuz?

  • Gestalt Gelişim Grubu

  • Yıpratıcı Duygularla Başa Çıkmak

  • Hızlandırılmış grup çalışması; Kendi Esaretimizle Yüzleşmek

  • Kadın Cinsellik ve Beden

  • Çiftlerle Grup Terapisi

  • Bedenin Dile Gelişi: Dans Hareket Terapisi Atölye Çalışması

  • Sanatla Terapi Eğitimi-III Kukla ve Maskeler

  • Birbirimizi Nasıl Oluşturuyoruz? İlişkilerde etkileşim

  • Hoşçakal Sevgili Kilolarım

  • Sanatla Terapi Ve Gözetim Çalışması -2

  • Yaşam Şablonlarımız: Koruyucu Mu? Engelleyici Mi?

  •  

     

     


    Hep Birlikte Yeteneklerimizi Keşfedeceğiz

    “Anne ben büyüyünce ne olacağım?”, “Ben bunu yapamam ki?”, ya da “Ben büyünce hiçbir şey yapmak istemiyorum” diyen çocuklarınız mı var? Çocuğunuzla konuşurken hedef koymakta, onların yeteneklerini belirlemekte zorlandığınızı mı hissediyorsunuz? “Keşke yeteneklerinin biraz daha farkında olsa, biraz daha hayatına dair sorumluluk alsa” mı diyorsunuz?

    İşte bu yaz atölyesi tam size göre… Çocuklarınızla çalışıyoruz, sanatı kullanarak hedef belirliyoruz, oyunla yetenek geliştiriyoruz… Nelere kabiliyeti olduğunu, gelecekte neler yapmak istediği ile ilgili konuşmayı, bunlar ile ilgili adımlar belirlemeyi ve sorumluğunu almayı eğlenceli bir hale getiriyoruz.

    Yaş grubu: 9-12

    Uygulayıcı:
    Aslıhan Özcan, MA, Uzman Psikolojik Danışman
    Süre: 3 hafta / Salı günleri
    Saat: 10.30- 13.00

    Ücret: Toplam 150 TL

    1. Toplantı : 15 Haziran 2010
    2. Toplantı: 22 Haziran 2010
    3. Toplantı: 29 Haziran 2010

    Aslıhan Özcan Kimdir:
    Koç Üniversitesinde Psikoloji lisans ve ABD Boston’da Lesley Üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Sanat Terapisi üzerine lisansüstü eğitimini tamamladı. ABD’de hastanelerde ve psikiyatrik merkezlerde çalıştı. Çocuk ve yetişkinlerle sosyal beceri geliştirme, fiziksel travma, yas tutma, baş etme yolları geliştirme üzerine bireysel terapi ve grup terapisi yaptı. Sanat terapisinin çocuklara etkileri üzerinde araştırma yaptı ve makale yazdı.

    Başa Dön

     

     


    Etkili İletişim Beceri Geliştirme Grubu (1)

    İletişim bir “konuşanın” bir “dinleyene” mesaj aktarması gibi tek basamaklı basit bir süreç değildir.
    İletişimde dinleyen ve konuşan arasında gidip gelen sözlü ve sözsüz mesajların farkına varılması ve etkisiz iletişimden etkin iletişime geçiş konusunda katılımcıları destekleyen bir grup çalışmasıdır.

    İçerik:

    • Sorun yok alanı
    • Empati nedir? Empati/Sempati arasındaki farklar
    • Dinlemenin gücü: Etkin dinleme
    • Kızgınlık: Kızgınlığın etkin bir dille ifade edilmesi
    • Sen dili -  Ben dili. Ben dilinin önemi

    Uygulayıcı:
    Solmaz Havuz, Eğitimci
    Süre: 8 toplantı
    15 Şubat Pazartesi’den itibaren
    Saat: 13.00 – 15.00

    Etkili İletişim Beceri Geliştirme Grubu (2)

    • Güç nedir?  Güç kullanma şekilleri                                                                                                                                                                           
    • Gücün otorite ile ilişkisi
    • Kişisel güç kaynakları
    • Çatışma  çözme yöntemleri :

    Kazan/kaybet-kaybet/kazan
    Kazan/kazan (İşbirliği ve uzlaşma)

    • Değerlerimiz neler? Ve yaşantımızdaki yeri
    • Değer çarpışmaları

    Süre: 6 toplantı

    Başa Dön



    DUYMAK, DUYURMAAAAAK ve DUYULMAK

    Yakın ilişkilerimizde bize söylenenleri gerçekten duymak, kendi önyargı ve değerlendirmelerimizi katmadan dinlemeyi bilmektir.  Çoğunlukla duyduklarımızı  yalın bir kulakla dinlemez, kendi görüş ve yorumlarımızı söylenenlere katarız.  Bu da iletişimin durması,  ya da istenmeyen bir yöne gitmesine neden olabilir.
    Aynı şekilde, kendi düşünce ve duygularımızı dile getirmek, istek ve ihtiyaçlarımızı duyurmakta da zorluk çekeriz.  Bunu duyulacak bir uslupla dile getirmeyi ve kendimizi duyurmayı şekillendirebiliriz.
    Bu çalıştay duymak ve kendini duyurmak konularında yöntem ve becerileri öğrenmeye yönelik kısa süreli ve uygulamalı bir çalışmadır.

    • Duygu-Düşünce-Davranış nedir ve farkı?
    • Dinlemek ve duymak
    • Empati nedir? Ne değildir? Dinleme Becerisi
    • Duymaktaki engellerimiz: olumsuz iç konuşmalar, ön yargılarımız.
    İfade etme becerisi: Kendimizi nasıl duyururuz?

    Uygulayıcılar: 
    Solmaz Havuz, Eğitimci

    1. Toplantı    15 Şubat 2010
    2. Toplantı    22 Şubat 2010
    3. Toplantı    01 Mart 2010
    4. Toplantı    08 Mart 2010

    Saat : 16.00 – 18.00 arası Pazartesi günleri 
    Ücret: 360 TL toplam

    Başa Dön



    Hoşçakal Sevgili Kilolarım

    Yemek ve yaşamak birbirinden ayrılamaz bir ikiliyken, birini öbüründen ayırmaya çalışmak hemen her zaman kişiyi zorlar. Büyük bir motivasyonla başlayan bu çaba kısa sürede hayal kırıklığı ve mutsuzluğu üreterek kişinin yaşam kalitesini son derecede olumsuz etkiler... vee yine başa dönülür yaşam kalitesi mahrum kalınan temasla ve lezzetlerle yeniden onarılır. Bu kısır döngü pek çok kişiye çaresizlik duyguları yaşatırken "ben"lik imajını da zedeler...

    Kendinizi bu kısır döngüden çıkarıp farklı bir yol deneyebilirsiniz...


    Bu grup çalışmasında metabolizmayı, kalorileri, egzersizleri konuşmayacağız...Bunun yerine kendimizi anlamak ve buraya nereden geldiğimizi aramak üzere geçmiş-bugün sentezinde yolculuklar yapacağız.. Amacımız dışarıdaki fazla kalorileri hesaplamak yerine, içimizdeki yoksunlukları, yemekle ilişkimizi tanımak olacak.  
    Çünkü ancak anladığımız ve kabullendiğimiz şeyler üzerinde gerçek gücümüz vardır: onları değiştirebiliriz.

    Uygulayıcılar: 
    Vahide Ersü, Klinik Psikolog
    22 Şubat 2010 Pazartesi, Saat 18.30 – 20.30
    Süre : 14 hafta

    Başa Dön




    Yakın İlişkilerimdeki Yankılarım

    Yakın ilişkilerimiz bize benliğimizin çeşitli yönlerini yankılar: Kimi ilişkide neşeli, kiminde sorgulayıcı, hüzünlü, kavgacı, depresif, vb. yanlarımızı daha sık yaşarız. Özellikle önemli ilişkilerimizde (eş, sevgili, çocuk, ebeveyn, işyeri, vb) takıldığımız sorunlu alanlar ve kavga sarmallarını anlamak ve çözmenin etkili yolu, bu sarmallarla işbirliğinde olan yönümüzü keşfetmektir.

    Bu çalışma, yakın ilişkilerimizin haritasında benliğimizi tanımlama ve bütünleme serüvenidir.

    Uygulayıcılar: 
    Leyla Navaro, Uzm. Dan. Psikolog
    Solmaz Havuz, Eğitimci
    Gün ve saat : Pazartesi 14.00 – 16.00
    Ücret : Toplam 450 TL

    Toplantı 14 Aralık 2009
    Toplantı 21 Aralık 2009
    Toplantı 28 Aralık 2009
    Toplantı 04 Ocak 2010
    Toplantı 11 Ocak 2010



    Başa Dön




    Küçük Adımlar, Büyük Değişimler-Yaşamın Dümeninde Olmak

    Değişim için mutlaka büyük adımlara gerek yoktur. Minik adımlar gibi bilinçli gerçekleştirilen küçük farklılıklar da günlük yaşamımızda önemli gelişimlere yol açar. Örn. karar verilen bir şeye başlamak, zarar veren bir alışkanlıktan vazgeçmek, yakın ilişkide bir iki repliği değiştirmek günlük yaşamda daha geniş iz düşümler sağlar, kişiyi yaşamının dümeninde hissettirir. Minik adımlar, bir derecelik bir açı gibi çok ufak ve önemsizmiş gibi gözükse de, dairenin çeperine yansıması daha büyüktür, dolayısı ile yaşamın çeperinde de daha geniş izler bırakır.

    Bu çalışma farklılaştırmak, değiştirmek istediklerimizi gözden geçirerek yaşama yansıtmayı destekleyici bir grup çalışmasıdır.

    UYGULAYICILAR : Leyla Navaro, Uzm. Dan. Psikolog
    Solmaz Havuz,  Eğitimci

    Tarih : 21 Ekim 2009'dan itibaren, her Çarşamba 18:30-20:30



    Başa Dön




    Korkularımız

    Ünlü yazar Shakespeare, insanın korkuları konusunda şöyle diyor :
     
    "İnsanların çoğu;
     
     Sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için..
     Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
     Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
     Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
     Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
     Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için".

     Sevmek, düşünmek, konuşmak, yaşlanmak, unutulmak, ölmek, reddedilmek, yalnız
     kalmak, başarısızlık korkularının paylaşım ve sağaltımını içeren bir grup çalışması…


    Not : konu talebi ve metni için Ç.G.Ö.'e teşekkürlerimizle…

     

    UYGULAYICILAR : Leyla Navaro, Uzm. Dan. Psikolog
    Solmaz Havuz,  Eğitimci

    Tarih : 20 Ekim 2009'dan itibaren, her Salı 18:30-20:30



    Başa Dön




    Dans/Hareket Terapisi Grubu

    Bedenin temel bir kendini ifade aracı olarak kullanıldığı dans terapisinde amaç çeşitli duygu, düşünce ve deneyimlerin bedenimizde nasıl yaşandığının, nasıl izler bıraktığının farkına varmak, sözel ve söz dışı ifade arasında yeni köprüler kurabilmektir. Kendimizi bedenimiz üzerinden daha derinden dinlemeyi ve dillendirmeyi hedeflediğimiz bu çalışmada doğaçlama hareketi ve müziği kullanacağız. Güvenli ve destekleyici bir grup ortamında hem kendimizle hem de çevremizle yeni iletişim kanalları açmaya çalışacağız.
    10 haftalık bu grup çalışmasına düzenli katılım gerekmektedir. Herhangi bir dans deneyimine sahip olmak gerekli değildir. Bu grup temel olarak kişisel gelişim hedeflidir ama ruh sağlığı alanında çalışanların mesleki gelişimlerine de yoğun katkısı olacaktır. Başvurmak isteyenler ekteki bilgi formunu Zeynep Çatay’a, zeyca@yahoo.com  adresine gönderebilirler. Bilgi formunu indirmek için tıklayınız.

    UYGULAYICI : Dr. Zeynep Çatay, Klinik Psikolog, Dans Terapisti
    Solmaz Havuz,  Eğitimci

    Dr. Zeynep Çatay Kimdir?
    Lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden aldıktan sonra Boston'daki Lesley Üniversite'sinde Yaratıcı Sanat Terapileri ve Dans Terapisi alanında yüksek lisans yaptı. Daha sonra New York'ta bulunan Long Island Üniversitesi'nde klinik psikoloji doktorasını tamamladı. Eylül 2005 tarihinden beri İstanbul Bilgi Üniversitesi psikoloji bölümünde tam zamanlı öğretim üyesidir. Halen ergenler ve yetişkinlerle psikoterapi, çocuklarla oyun terapisi ve bununla bağlantılı olarak anne-baba danışmanlığı çalışmalarına devam etmektedir. Bunun yanı sıra dans terapisi alanında bireysel ve grup çalışmaları yürütmektedir. 

    Tarih: 9 Ekim- 25 Aralık
    Gün: Her hafta Cuma günleri
    Saat: 10:30- 12:00



    Başa Dön



    SAHTE KİMLİKLER

    (4 oturum, toplam 10 saat)

    22 Ekim ’09 - Perşembe

    Julia Olmak / Being Julia

    Yönetmen: Istvan Szabo ,

    Oyuncular : Annette Bening , Jeremy Irons

    Film okuması +Tartışma (İlk toplantı 4 saat) 

    + Grup çalışması: İkişer saatlik 3 toplantı (Perşembe 18:30 – 20:30)

    Tarih : 22 Ekim 2009, Perşembe
    Süre : 4 oturum, toplam 10 saat


    Başa Dön



    AYRIL-A-MAMA

    Ayrılıklar yaşamın doğal bir parçasıdır. Bu acılı süreci paylaşmak, dile
    getirmek, ayrılık yasını konuşmak ve duyulmak yaşamımızı kolaylaştırır. Peki
    ya ayrıl-a-mamak? Evden, aileden, mutsuz eden işten, yıpranmış ilişkiden,
    doğum sonrası çocuktan ayrılamamak? Ayrılığı hayata geçirememek?  Ayrılığın
    yaşattığı acı ve hüznü ertelemek kadar, bağlılık ve bağımlılık süreçleri,
    yalnızlık korkusu, değişim ve yenilik kaygısından da söz etmek mümkündür.
    Edinilmiş rollerle beraber alışkanlıklardan vazgeçememek, değişime direnmek,
    kimi zaman yaşamı kilitleyen nedenler olabilir.

    Bu grup çalışması, ayrılamamanın kendi yaşantılarımızda nerelere dokunduğunu
    farketme olanağını bulmayı hedeflemiştir.
    (Haftada bir, iki saatlik 8 oturum) gün ve saati katılımcıların isteğine göre saptanacaktır.

    UYGULAYICILAR : Deniz Yücelen, Uzm Klinik Psikolog - Leyla Navaro, Uzm.Dan Psikolog


    Başa Dön



    DUYMAK, DUYURMAAAAAK ve DUYULMAK

    Yakın ilişkilerimizde bize söylenenleri gerçekten duymak, kendi önyargı ve değerlendirmelerimizi katmadan dinlemeyi bilmektir.  Çoğunlukla duyduklarımızı  yalın bir kulakla dinlemez, kendi görüş ve yorumlarımızı söylenenlere katarız.  Bu da iletişimin durması,  ya da istenmeyen bir yöne gitmesine neden olabilir.
    Aynı şekilde, kendi düşünce ve duygularımızı dile getirmek, istek ve ihtiyaçlarımızı duyurmakta da zorluk çekeriz.  Bunu duyulacak bir uslupla dile getirmeyi ve kendimizi duyurmayı şekillendirebiliriz.
    Bu çalıştay duymak ve kendini duyurmak konularında yöntem ve becerileri öğrenmeye yönelik kısa süreli ve uygulamalı bir çalışmadır.

    • Duygu-Düşünce-Davranış nedir ve farkı?
    • Dinlemek ve duymak
    • Empati nedir? Ne değildir? Dinleme Becerisi
    • Duymaktaki engellerimiz: olumsuz iç konuşmalar, ön yargılarımız
    • İfade etme becerisi: Kendimizi nasıl duyururuz?

    UYGULAYICI : Solmaz Havuz,  Eğitimci

    Tarih : 06 - 13 Ekim 2009, Salı
    Saat : 10.30-13.30
    Süre : 3 saatlik 2 toplantı


    Başa Dön



    MASKELER : SOSYAL VE MAHREM YÜZLERİMİZ

    Arkasına gizlendiğimiz maskeler vardır, özellikle yabancılar, sosyal ortamlar, iş hayatı, aile içi ve hatta yakın ilişkilerimizde dahi kullandığımız.. Bizi tanımayan bakışlardan koruyan parlatılmış yüzlerimiz.. Bir de görmek ya da tanımlamak istemediğimiz yönlerimizi kendimizden bile saklayan iç maskelerimiz …

    Bu çalışma sosyal ve içsel maskelerimizi tanımak, tanımlamak için çıkılan bir keşif yolculuğudur.  Maskelerimizin şekil, renk ve anlamlarını keşfetmek, hangi ortamlarda nelerin arkasına kaçtığımızı fark etmek, gerekli ya da engelleyici yönlerini tanımlamak, belki de maske arkasına saklanmaya gerek duymadan saydamlaşmayı, olduğumuz gibi var olabilmeyi korkusuzca göze alabilmek için kurgulanmış bir uygulamalı çalıştaydır.

    Çeşitli sanat malzemesi, kil ve gerçek maskelerle çalışılacaktır.

     

    UYGULAYICILAR : Leyla Navaro, Uzm. Dan. Psikolog
    Solmaz Havuz,  Eğitimci

    Tarih : 14 Nisan 2009 – Salı
    Saat : 18.30 – 20.30
    Süre : 8 hafta



    Başa Dön


    BENİMLE OYNARMISIN?

    Oyun çocukların en önemli iletişim dilidir. Bu dili bilenler çocukların duygusal dünyalarına açılan anahtarı ellerinde tutarlar. Çocuklarını daha iyi anlayabilmek ve onlarla daha iyi iletişim kurmak isteyen anne ve babalara yönelik 8 haftalık oyun eğitimi grupları Nirengi’de başlıyor.

    Uygulayıcı: Yard. Doç. Elif Göçek, Klinik Çocuk Psikoloğu
    Tarih: 15 Nisan 2009 Çarşamba / 10.00 – 11.30
    Çocuk Yaş Grubu: 2-3 yaş - 4-5 yaş
    Süre: 8 hafta

    Başa Dön


    HAYATIN KIYISINDAN KARTPOSTALLAR MI ATIYORSUNUZ?


    Günlük yaşam koşuşturmaları arasında, zaman zaman hayatı ıskaladığımızı, düş, emel ve fantezilerimizi bir türlü gerçekleştiremediğimizi fark edip hayıflandığımız olur. Geriye baktığımızda ‘keşke’lerimiz, ‘acaba’larımız ve defteri kapatıp kapatmama çelişkilerimiz kapımızı tıkırdatır. Kendimizi hayatın içinde değil, kıyısında gibi hisseder, içlendiren bir değersizlik duygusu yaşarız.

    Bu çalışma bu gibi sorgulamaları ele alıp, ‘keşke’lerimizi gözden geçirmek, hangilerini tekrar gündeme getirebileceğimizi anlamak ve zihnimizi kemiren olumsuz enerjiyi kullanıma geçirmek üzere kurulmuştur.

    Uygulayıcılar:
    Leyla Navaro, Uzm. Dan. Psikolog / Solmaz Havuz, Eğitimci

    Tarih:
    13 şubat Cuma saat 14.00 - 17.00
    23 şubat Pazartesi 14.00 - 17.00
    2 Mart Pazartesi 14.00 - 17.00


    Başa Dön


    AYNADAKİ YANSIMALAR YAŞAM SÜREÇLERİ ETKİLEŞİM GRUBU

    Hayat tüm hızıyla devam ederken ‘vaktim yok’ diye ihmal ettiğimiz ‘kendimizle’ çıktığımız bir yolculuktur. Bu yolculuğu paylaşan grup üyeleri, liderlerinin eşliğinde kendileriyle ilgili önemli hikâyelerini paylaşırken burada ve şimdi’ki deneyimleri ve süreçleri hakkında daha fazla farkındalık kazanırlar. İnteraktif paylaşım ve dürüst geri bildirim vererek katılımcılar birbirlerinin gelişimine destek olurlar.

    Bu Grup

  • otomatik , kalıplaşmış ve artık ihtiyaçlarını karşılamayan davranışları fark ederek
  • kendi ihtiyaçlarını karşılayacak seçimler yaparak
  • yaşam alanlarını genişleterek,
  • ilişki tarzı hakkında daha fazla farkındalık kazanarak
  • bu farkındalıkla daha doyurucu ilişkiler kurarak
  • kendi ve diğerleri ile buluşmak isteyenler için oluşturduğumuz güvenli ve destekleyici bir grup çalışmasıdır.

    Önceden belirlenmiş bir konu yoktur. Grup her buluşmada kendi gündemini kendisi yaratır.

    Uygulayıc: Elyan A.Aysoy, Klinik Psikolog

    10 toplantı


    Başa Dön


    YIPRATICI DUYGULARLA BAŞETMEK

    Kızgınlık, öfke, kin, haset, intikam, kıskançlık, rekabet gibi can yakan duygular bizi ve yakın ilişkilerimizi oldukça hırpalar. Bu gibi duyguların sözel ve fiziksel dışa vurumu kadar içe vurumu da (içini yeme, huzursuzluk, obsessif takıntı, depresyon, vb) can yakıcı ve yaşam törpüleyicidir.

    Bu çalışma, yıpratıcı duyguları anlayıp çözümlemeyi, bu duyguların kadınlar ve erkekler tarafından nasıl farklı yaşanmakta olduğunu anlamayı, dışa ve içe vurumlarını değiştirmeyi, böylelikle duygusal enerjimizi kişisel gelişim yolunda kullanmayı amaçlamaktadır.

    Uygulayıcılar : Leyla Navaro, Uzm. Dan.Psikolog / Solmaz Havuz, Eğitimci

    Tarih: 17 Mart 2009 Salı
    Saat: 15.00 – 17.00
    Süre: 8 hafta


    Başa Dön



    KENDİ ESARETLERİMİZLE YÜZLEŞMEK

    Şikayetlerimizi gözden geçirdikçe, ne kadarına bilerek ya da farkında olmadan katkıda bulunmakta olduğumuz şaşırtıcı olduğu kadar aydınlatıcı da olabilir. Günlük yaşam alışkanlıklarımız, farkına varmadan tekrarladığımız senaryolar, replikler, ilişki tarzlarımız bizi rahatlattığı kadar sinsice esir de alabilir.

    Kendimize kurduğumuz esaret duvarlarını görerek hangilerini kırıp değiştireceğimize karar vermek ve iç özgürlüğe kavuşmak bu çalışmanın özündedir.

    Uygulayıcılar : Leyla Navaro, Uzm. Dan.Psikolog / Solmaz Havuz, Eğitimci

    Başa Dön


    KADIN CİNSELLİK VE BEDEN

     
    “Kadın doğulmaz, kadın olunur…”
    Simone de’Beauvoir


    Cinsiyet rolümüz ve cinsel kimliğimiz içinde doğup büyüdüğümüz aile - kültür sentezi içinde yoğrulur. Yetişkin kadın çoğu zaman farkında olmadan içindeki büyüyememiş kız çocuğunu ilişkiye getirir ve kimliğini bu öğrenilmiş duygu, düşünceleriyle yaşar ve seçimlerini yaptığını zanneder. Gerçek seçim büyümemiş kız çocuğunu büyütmekle mümkündür. Bu çalışma Beden - psikoloji bağlamında kadın olmayı bireysel yolculuğumuz içinde arayacağımız bir grup çalışmasıdır..

    Uygulayıcı: Vahide ERSÜ, Klinik Psikolog, Çift Terapisti
    Tarih: Çalışmanın başlayacağı tarih ve saat katılımcılar ile birlikte belirlenecektir. 16 Toplantı, 2 saat

    Başa Dön


    ÇİFTLERLE GRUP TERAPİSİ

    İlişkilerinde daha anlamlı ve doyurucu bir benlik ve birliktelik oluşturma arayışındaki çiftlere yönelik bir grup çalışmasıdır.

    Uygulayıcı: Vahide ERSÜ, Klinik Psikolog, Çift Terapisti
    Tarih: Çalışmanın başlayacağı tarih ve saat katılımcılar ile birlikte belirlenecektir. 2.5 saat (12 toplantı)

    Başa Dön


    BEDENİN DİLE GELİŞİ: DANS/ HAREKET TERAPİSİ ATÖLYE ÇALIŞMASI

    Beden ve zihnin ayrılmaz bir bütün olduğu temel prensibine dayanan dans terapisi bedensel ifadeyi esas alan bir yaratıcı sanat terapisi yöntemidir. Zihnimiz ve bedenimiz arasındaki çok boyutlu ilişkileri araştıracağımız bu atölye çalışmasında duygularımız, düşüncelerimiz ve duyularımız arasında yeni köprüler kurmaya çalışacağız. Farkındalık ve ifade alanımızı bedenimizi de kapsayacak şekilde genişletmeyi deneyimleyeceğiz.

    Bu atölye çalışmasına katılabilmek için herhangi bir dans deneyimine sahip olmak gerekli değildir.

    Uygulayıcı:Dr. Zeynep Çatay, Klinik Psikolog, Dans Terapisti

    Başa Dön


    SANATLA TERAPİ VE GÖZETİM - III

     

    Sanatla Terapide Kukla ve Maskeler


    Bu atölye çalışması, sanatla terapi sürecinde yaratıcı araçlar olan kukla ve maske kullanımını öğretmeyi amaçlamaktadır. Yaratıcı süreçten sonra ortaya çıkan kukla ve maskeler yaşamın çeşitli anlarını doğaçlama şeklinde sahneleme imkanı yaratır, böylelikle de drama, sanat ve hareketi olanakları sağlar.

    Katılımcıların rahat giysilerle gelmeleri, yanlarında eski gazete, kumaş parçaları, ip, sicim, yün, düğme, boncuk ve hayal gücü ile yaratıcılığa çekici gelen her türlü malzemeyi getirmeleri rica olunur. Malzemelerin yanında her katılımcının büyük bir ayakkabı kutusu ya da bir süpermarket kartonu getirmesi yararlı olacaktır.

    Çalışma tüm psikolog, psikiyatrist, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı ve kişisel gelişim konularında eğitim gören uzmanlara açıktır.


    BİRBİRİMİZİ NASIL OLUŞTURUYORUZ? İLİŞKİLERDE ETKİLEŞİM

    Farkında olarak ya da olmadan başvurduğumuz alışkanlıklar, tekrarladığımız tepkiler, davranış örüntüleri ve düşünce kalıplarımız yakın ilişkilerimize ne şekilde yansıyor? En çok istediğimizi ya da en korktuğumuzu yakın ilişkimizde mi arıyoruz? Ya da kendimizde görmekten kaçındığımız özellikleri ona mı yansıtıyoruz? Yakın ilişkiler kendimizi keşfettiğimiz bir ayna olabilir mi?

    Bu çalışma, alışkanlıklarımız, yaşam şablonlarımız, düşünce kalıplarımızı gözden geçirip günlük hayatımız ve ilişkilerimize yenilenmiş bir bakış açısı kazandırmayı amaçlamaktadır.

    Uygulayıcılar :Solmaz Havuz, Eğitimci / Leyla Navaro, Uzman Danışman Psikolog


    Başa Dön


    HOŞÇAKAL SEVGİLİ KİLOLARIM

    Yemek ve yaşamak birbirinden ayrılamaz bir ikiliyken, birini öbüründen ayırmaya çalışmak hemen her zaman kişiyi zorlar. Büyük bir motivasyonla başlayan bu çaba kısa sürede hayal kırıklığı ve mutsuzluğu üreterek kişinin yaşam kalitesini son derecede olumsuz etkiler... vee yine başa dönülür yaşam kalitesi mahrum kalınan temasla ve lezzetlerle yeniden onarılır. Bu kısır döngü pek çok kişiye çaresizlik duyguları yaşatırken "ben"lik imajını da zedeler... Kendinizi bu kısır döngüden çıkarıp farklı bir yol deneyebilirsiniz... Bu grup çalışmasında metabolizmayı, kalorileri, egzersizleri konuşmayacağız...Bunun yerine kendimizi anlamak ve buraya nereden geldiğimizi aramak üzere geçmiş-bugün sentezinde yolculuklar yapacağız.. Amacımız dışarıdaki fazla kalorileri hesaplamak yerine, içimizdeki yoksunlukları, yemekle ilişkimizi tanımak olacak. Çünkü ancak anladığımız ve kabullendiğimiz şeyler üzerinde gerçek gücümüz vardır: onları değiştirebiliriz.

    Uygulayıcı : Vahide Ersü van der Gaast, Klinik Psikolog


    Tarih: 15 Nisan 2009
    Saat: 18.00 - 20.00
    Süre: 10 hafta


    Başa Dön


    SANATLA TERAPİ VE GÖZETİM ÇALIŞMASI - 2

    Bu çalışma, terapi veya kişisel gelişim grup çalışmalarında sanat malzemesi kullanmak isteyen katılımcılara yöneliktir. Malzemelerin kullanım şekilleri, çalışmaya ne şekilde yansıdığı, sağaltım (terapötik) etkileri, grup sürecinde nasıl yorumlanacağı eğitimin kapsamındadır. Katılımcıların kendi uygulamalarından getirecekleri sorularla yoğunlaşacak ve çeşitli konumlarda sanatın dili ve kullanımını anlamaya yönelecektir.

    Bu çalışma bir süreklilik gösterecek olan eğitim ve gözetim grup çalışmasıdır. Terapi ve kişisel gelişim grup çalışmalarında sanat malzemesi kullanmakta olan tüm uzmanlara açıktır.


    Uygulayıcı : Rina Lerner-Büberoğlu, M.A. Sanat Terapisti



    Başa Dön

    Yaşam Şablonlarımız: Koruyucu Mu? Engelleyici Mi?

    Farkında olarak ya da olmadan başvurduğumuz alışkanlıklar, tekrarladığımız tepkiler, davranış örüntüleri ve düşünce kalıplarımız bizi günlük yaşamda koruyor mu? Yoksa bu alışkanlıklar daha verimli ve doyumlu bir yaşamı ve ilişkileri engellemekte mi? Bu kalıplardan özgürleşmek mümkün mü?

    Bu çalışma, alışkanlıklarımız, yaşam şablonlarımız, düşünce kalıplarımızı gözden geçirip günlük hayatımız ve ilişkilerimize yenilenmiş bir bakış açısı kazandırmayı amaçlamaktadır.


    Uygulayıcılar:
    Leyla Navaro, Uzman Danışman Psikolog
    Solmaz Havuz
    , Eğitimci

    Başa Dön

  •